Belirli düzeyde heyecan sınav öncesinde normaldir. Ancak kaygı uyku, iştah, okula gitme, denemeye katılma veya günlük işlevleri belirgin biçimde bozuyorsa daha yakından ele alınmalıdır. Karın ağrısı, sürekli kaçınma ve “hiçbir şey yapamayacağım” düşünceleri eşlik edebilir.
Velilerin bilmesi gereken temel nokta
Veli önce kaygıyı küçümsemeden dinlemeli; “Bunda korkacak ne var?” yerine “Bu sınavın hangi kısmı seni en çok geriyor?” diyebilir. Gerçek süreli denemeler, sınav günü planı ve uyku rutini belirsizliği azaltır.
Uygulanabilir adımlar
Kaygının ne zaman ve hangi düşünceyle arttığını konuşun.
Nefes ve kısa gevşeme uygulamalarını sakin zamanda prova edin.
Denemeleri tehdit değil öğrenme verisi olarak yorumlayın.
Sınavdan önce uyku ve günlük düzeni koruyun.
Kaygı yoğun ve sürekli ise okul psikolojik danışmanı veya uygun bir ruh sağlığı uzmanından destek alın.
Sık yapılan hata
Öğrenciyi “Rahat ol” diye zorlamak veya kaygısını eleştirmek, anlaşılmadığı hissini artırabilir. Veli kendi kaygısını sürekli dile getirirse çocuk bu duyguyu daha da büyütebilir.
Sık sorulan sorular
Kaygı başarıyı tamamen düşürür mü?
Düzeyi ve yönetilme biçimi önemlidir; hafif uyarılma odak sağlayabilir, yoğun kaygı performansı bozabilir.
Ne zaman uzman desteği gerekir?
Belirgin işlev kaybı, yoğun kaçınma, sürekli fiziksel yakınma veya ciddi duygusal zorlanmada profesyonel değerlendirme düşünülmelidir.
Sonuç
Amaç kaygıyı sıfırlamak değil; öğrencinin kaygı varken de bildiklerini kullanabileceği güvenli ve tanıdık bir sınav rutini oluşturmaktır.
Editör kaynak notu: MEB veli rehberleri ve okul psikolojik danışmanlığı yaklaşımı
Isparta Limit LGS’de öğrenci, veli ve eğitim koçu arasındaki düzenli iletişimle akademik süreç dengeli biçimde takip edilir.



